0232 347 39 49
info@ortapinar.com

HUKUKİ EL ATMA HALİNDE; Tazminat Davalarında Mahkemelerin Yaklaşımı

Hukuki el atma durumlarında açılan tam yargı davalarında İdare Mahkemelerince ve Danıştayca taşınmazın bedelinin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca oluşturulacak bilirkişi heyeti ile belirlenmesi ve tazminata hükmedilmesi yolunda karar verilmektedir.

Bu davalarda, dikkat edilen hususlar, taşınmazın herhangi bir şekilde imar planından kaynaklı olarak kullanma imkanının bulunmaması, imar planının kesinleşmesi üzerine 5 yıl sürenin geçmesi şeklinde ifade edilebilir. Her uyuşmazlık bu çerçevede değerlendirilmelidir. Bazı kullanımlar kamulaştırmayı gerektirmediği gibi bazı kullanımlar ise imar planı üzerine henüz 5 yıllık süre dolmamış olmaktadır. 

Mülkiyetin devralınması üzerine 5 yıllık sürenin geçmemesi, parselasyon sonucunda maliklere taşınmaz tahsis edilmesine rağmen kısmen kamu ortaklık payından tahsis yapılması nedeniyle tazminat gerekmemesi gibi ayrıksı durumlarda farklı kararlar verilebilmektedir. Her uyuşmazlık niteliğine göre de değerlendirilmelidir.

Anayasa Mahkemesinin 29.12.1999 günlü, E:1999/33, K: 1999/51 sayılı kararı ile “İmar planlarının uygulamaya geçirilmesindeki kamusal yarar karşısında mülkiyet hakkının sınırlanmasının demokratik toplum düzeninin gerekleriyle çelişen bir yönü bulunmamakta ise de, itiraz konusu kuralın neden olduğu belirsizliğin kişisel yarar ile kamu yararı arasındaki dengeyi bozarak mülkiyet hakkını kullanılamaz hale getirmesi, sınırlamayı aşan hakkın özüne dokunan bir nitelik taşımaktadır.” gerekçesiyle, 3194 sayılı Yasanın, 13. maddesinin 1. fıkrasının iptaline,1. fıkrasının iptali nedeniyle uygulanma olanağı kalmayan 3. fıkrasının da iptaline, iptal edilen kurallar nedeniyle meydana gelen hukuksal boşluk kamu düzenini tehdit ve kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak 6 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.

Avrupa insan Hakları Mahkemesi, …/Türkiye Davasında (Başvuru No:13331/07) 11.1.2011 gününde verdiği kararda “Bütün bu sözü edilenler AİHM’yi başvuranın, kamu yararının gerekleri ile mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldığı yönünde düşünmeye sevk etmektedir. AİHM bu nedenle Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmaktadır.” gerekçesiyle Türkiye’yi tazminat ödemeye mahkûm etmiştir.

Hukuki el atma konusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.12.2010 günlü, E: 2010/5-662 K: 2010/651 sayılı kararı ile Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun 24/05/2012 tarihli, E:2007/2255, K: 2012/801 sayılı kararı da mülkiyet hakkının ihlal edildiğini açıkça ifade etmektedir.

Anayasa Mahkemesinin 28 Mart 2018 tarihli, E. 2016/196, K. 2018/34, T.28/03/2018RG, 25/05/2018, 30431 kararına göre; 

Anayasa’nın 13. ve 35. maddelerine göre mülkiyet hakkına ancak kamu yararı nedeniyle ve kanunla sınırlama getirilebilir. Ayrıca getirilen sınırlamanın hakkın özüne dokunmaması ve ulaşılmak istenen kamu yararı ile bireyin sınırlandırılan hakkı arasında ölçülülük ilkesi gereği adil bir denge kurması gerekir. Bir sınırlamanın özellikle ölçülü olduğunun, hakkın özüne dokunmadığının ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olduğunun kabulü için temel hakların kullanılmasını ciddi surette güçleştirip, amacına ulaşmasına engel olmaması ve etkisini ortadan kaldırıcı bir nitelik taşımaması gerekmektedir. İmar planında kamu hizmetine tahsis edilen ve fakat 5 yıl içerisinde kamulaştırılmayan taşınmazlar için tazminat hakkının 5 yıl ötelenmesi ise, süre nedeniyle malikin uğradığı zararları telafi etmeye ve gidermeye yönelik herhangi bir önlem içermemesi, söz konusu kısıtlılık nedeniyle açılacak davalarda taşınmazı kullanamamaktan kaynaklanan zararların tazminine yönelik bir düzenlemenin bulunmaması ve kısıtlamanın ne kadar zamandır süregittiğini dikkate almaması açılarından maliklere aşırı bir külfet yüklemektedir.

Bu kararlar dikkate alındığında hukuki el atma durumlarında şartların gerçekleşmesi halinde tazminat davasının kazanılacağı ifade edilebilir.  

Son Yazılar

YABANCILARIN ÇALIŞMA İZNİ

Genel Olarak; Türkiye’de çalışacak yabancıların her türlü çalışma izinlerinin verilmesi, sınırlandırılması, iptali, çalışma izninden muaf tutulacak yabancılar ile bildirim yükümlülüklerine

Devamını Oku